Pekala... Yazmiyorum dedikce konu cikiyor. Buna da karsi gelemem artik. Ancak biraz once olanlari anlatmam icin once biraz background bilgisi vermem lazim. (Ne diyeyim yani, arkaplan bilgisi mi? Biliyorum biliyorum, Turkce'yi katlediyorum bazen)
Biz yeni yil gecesi ev tasidik. Ayni mahallenin Guney tarafinda. 3 katli bir evin catikatinda (ki catikati dedigim bi onceki evimizin butun esyalari sigdi gayet rahat, oyle bir catikati, yoksa Pollyanna'nin uvey annesinin kizi kapattigi catikati degil) Bir sureligine. Bir arkadasimiz burs alip New York'a gitti 3 ayligina, ya tasinacakti ya da kisa sureli kiralayacakti. Bize de uydu. Simdi dunya tatlisi 2 ev arkadasimiz var. (Bugunden sonra daha da dunya tatlilari)
Ben giris katindayim, biraz yemek yaptim kendime, bir DVD koydum izliyorum, evde de benden baska kimse yok. Charli var bir de. Charli evin kedisi. Ben onumdekini yiyorum, uzatmisim ayaklarimi
Garden State'i izliyorum. Bir sesler duydum. bakindim etrafima cekirge girmis. Baktim baska bir tane daha. Disarisi acayip ruzgarli, herhalde kaciyorlar. Belki firtina geliyor, ben bilmem. Cekirge ile sorunum yok da aklima tabiki buranin meshur kocaman kalp krizi gecirten orumcekleri geldi. Dedim simdi bunlar da gelir. Hemen bahce kapisini kapattim, tam arkami donerken duvarda insana masallah dedirtecek bir orumcek. Huntsman to be specific. Korkunc gozuken ama zararsiz tipler bunlar. Kaldim tabi. Katiyen kipirdayamiyorum. Charli'ye seslendim hemen, O hallediyor bunlari. Charli yok ortada. Ben orumcege, orumcek bana bakiyor. Kipirdamiyoruz. Benim elimde tahta kasik, kendimi oyle savunucam(!) ziplarsa cunku zipliyor bunlar. Bekle anam bekle, nereye kadar? Gece eve kimse gelmeyebilir, Nir Avustralya'da degil, ben butun gece orumcekle goz goze mi kalicam? Charli, Charli...! Yok... Tuvalete gitmem gerek, kipirdayamiyorum. Yaklasik 1 saat sonra bir gelisme, kipirdamaya basladim. Polis usulu arkamdaki duvara yapisa yapisa ust kata tuvalete... Neyse onu hallettik en azindan. Sonra geri indim. Neden? Cunku orumcegi kaybedemem. Kaybedersem aklimi da kaybederim. Film biterken neyse, bizimkiler geldi. Kapida anahtar duyar duymaz "There's a Huntsman!" diye bagirdim. Ama efendim bunlar alisik. Aldigim cevap "oh, cool" oldu. Aman oldurme dediler. Sonra elimdeki tahta kasiga bakip bir gulduler. Yaklasip incelediler orumcegi. Ben de anladim, abartmisim biraz. Goruntusunden tabi. Buralarda buyumedik ki biz! Bu cussede orumcek kucukken hep vardi yazlikta ama bizim ev halki cogunlukla orumcekten korkan hatun grubundan olusurdu. Ben de ordan ogrendim ki boyle bir orumcek varsa katiyen gozlerini ayirmazsin, cunku kaybolursa evde; o ev ancak satilir. Kuzenim hallederdi bunlari. Kuzenim evde yoksa O gelene kadar beklenir. Herneyse, uzerine bardak kapatip, bardagin altina kagit sIkIstIrIp attilar geri bahceye bunu bizimkiler...Gayet basit. Kendimi sisi hissettim.
Film bitmis, bir sigara ictim ki icmiyorum bu gunlerde, ihlamur yapip geldim yukariya ve yaziyorum iste...Buraya resim koymak istemedim, bakabilen var bakamayan var. Bir Google edin eger cok merak ediyorsaniz. Huntsman yazin hemen cikar.
Charli simdi geldi. Bakin bir daha yanimdan ayiriyor muyum Charli'yi geceleri evde. Bunlarin sezonu Ocak-Mart arasi. Zavalli Charli. Hayvanda ozgurluk kalmayacak valla bir sure.
Yok yok... Benim bunun ustesinden gelmem lazim.
Hadi iyi geceler o halde.